<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>İrfan Kulesi &#124; Dwaxer yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://oyku.kayiprihtim.org/irfan-kulesi-dwaxer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://oyku.kayiprihtim.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 20:03:20 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Nihbrin</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/irfan-kulesi-dwaxer/comment-page-1/#comment-169</link>
		<dc:creator>Nihbrin</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 07:50:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=169#comment-169</guid>
		<description>Bu hikaye benim en sevdiğim tarzda; bina betimlemesi ^^
Binalar ve işlevleri benim için okuması/yazmazı fevkalade eğlenceli bir konu. Bir dünyaya ait mekanlar-insanlar şeklinde birbirinden ayrı görünen ancak bütünün parçaları olan öyküleri de okumayı ayrıca severim.

Sonuç olarak sevdim, tebrikler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hikaye benim en sevdiğim tarzda; bina betimlemesi ^^<br />
Binalar ve işlevleri benim için okuması/yazmazı fevkalade eğlenceli bir konu. Bir dünyaya ait mekanlar-insanlar şeklinde birbirinden ayrı görünen ancak bütünün parçaları olan öyküleri de okumayı ayrıca severim.</p>
<p>Sonuç olarak sevdim, tebrikler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Dwaxer</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/irfan-kulesi-dwaxer/comment-page-1/#comment-145</link>
		<dc:creator>Dwaxer</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2009 17:12:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=169#comment-145</guid>
		<description>Arkadaşlar bu çok değerli yorumlarınız için teşekkür ederim. Mit, verdiğin fikri beğendim. Magicalbronze, senin hikayelerim hakkındaki şikayetlerini yüzümdeki muzip bir gülümseme ile okuyorum. Senin öyküden çok roman okuru olduğunu düşünmekle beraber, eleştirilerine de hak vermiyor değilim. Buna naçizane birkaç savunma yapacağım; birincisi ve en önemlisi, zaten öyküyü uzattıkça uzattım, kelime sayısı fazla olunca, özellikle internet ortamındaki malum göz yorulması yüzünden okuyucuyu sıkabiliyor. (kısa keseyim gözünüzü yormayayım) İkinci sebep de sanıyorum ki öykü yazarken Edgar A. Poe&#039;nun izinden gitmeye çalışıyorum; (ne kadar başatılı olduğum çok şüpheli de olsa) ben de hikayenin her şeyi anlatmaması gerektiğini, bunun yerine okuyucuya bir tutam &quot;duygu&quot; vermeye çalışması gerektiğini düşünüyorum; bu yüzden bazı havada kalmış gibi duran öykülerimin devamının gelmesi konusunda kaygılanmıyorum... galiba :)

Bu kule öyküsünün bir bakıma devamı olabilir. Bu benim naçizane henüz yayınlanmamış bir fantastik konulu romanımın geçtiği bölgenin bir parçasıdır ve içindeki kişiler de o romanda yer bulan kişilerdir. Bir gün romanın devamını yazarsam İrfan Kulesi de orada olacak haliyle. Aslında forumda bu tip &quot;Mavitaş Yöresi&quot; hikâyelerimden var birkaç tane ve başkalarını da koyacağım zamanla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşlar bu çok değerli yorumlarınız için teşekkür ederim. Mit, verdiğin fikri beğendim. Magicalbronze, senin hikayelerim hakkındaki şikayetlerini yüzümdeki muzip bir gülümseme ile okuyorum. Senin öyküden çok roman okuru olduğunu düşünmekle beraber, eleştirilerine de hak vermiyor değilim. Buna naçizane birkaç savunma yapacağım; birincisi ve en önemlisi, zaten öyküyü uzattıkça uzattım, kelime sayısı fazla olunca, özellikle internet ortamındaki malum göz yorulması yüzünden okuyucuyu sıkabiliyor. (kısa keseyim gözünüzü yormayayım) İkinci sebep de sanıyorum ki öykü yazarken Edgar A. Poe&#8217;nun izinden gitmeye çalışıyorum; (ne kadar başatılı olduğum çok şüpheli de olsa) ben de hikayenin her şeyi anlatmaması gerektiğini, bunun yerine okuyucuya bir tutam &#8220;duygu&#8221; vermeye çalışması gerektiğini düşünüyorum; bu yüzden bazı havada kalmış gibi duran öykülerimin devamının gelmesi konusunda kaygılanmıyorum&#8230; galiba :)</p>
<p>Bu kule öyküsünün bir bakıma devamı olabilir. Bu benim naçizane henüz yayınlanmamış bir fantastik konulu romanımın geçtiği bölgenin bir parçasıdır ve içindeki kişiler de o romanda yer bulan kişilerdir. Bir gün romanın devamını yazarsam İrfan Kulesi de orada olacak haliyle. Aslında forumda bu tip &#8220;Mavitaş Yöresi&#8221; hikâyelerimden var birkaç tane ve başkalarını da koyacağım zamanla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: mit</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/irfan-kulesi-dwaxer/comment-page-1/#comment-121</link>
		<dc:creator>mit</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 12:57:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=169#comment-121</guid>
		<description>Geçen ay olduğu gibi yine okuması keyifli bir &quot;bölüm&quot; olmuş. Hikaye demiyorum çünkü yazdıklarınız daha çok uzun anlatıların başlangıcı tadında oluyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, bu kötü oldukları manasına gelmiyor.

Kulenin her katının ayrı ayrı betimlenmesi oldukça etkileyici. Her kata özenle bir anlam yüklemek kesinlikle Yine de baştaki yoğun bilgi yüklemesi insanı biraz yorabiliyor. Kulenin katları arasındaki yolculuğu biri kuleyi ilk defa ziyaret eden diğeri ise kule hakkında irfan sahibi olan iki kişinin arasında geçen bir diyalog olarak vermek daha uygun olurmuş kanımca. İlk kez ziyaret edenin gözünden kuleyi görmek, kapılardaki özel geçişlere birebir şahit olmak gibi mesela...

Hikayenin devamı gelecek gibi... Gelmesini çok isterim. Özellikle de dokuzuncu katta inen iblisin sekizinci katta kavga edenler yüzünden ortaya çıkmadığı belli. Büyük ihtimalle kendini üst katlara taşıyan kötücül kitap yüzünden... Umarım eleştirilerimi mazur görürsünüz. Devamında buluşmak dileğiyle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen ay olduğu gibi yine okuması keyifli bir &#8220;bölüm&#8221; olmuş. Hikaye demiyorum çünkü yazdıklarınız daha çok uzun anlatıların başlangıcı tadında oluyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, bu kötü oldukları manasına gelmiyor.</p>
<p>Kulenin her katının ayrı ayrı betimlenmesi oldukça etkileyici. Her kata özenle bir anlam yüklemek kesinlikle Yine de baştaki yoğun bilgi yüklemesi insanı biraz yorabiliyor. Kulenin katları arasındaki yolculuğu biri kuleyi ilk defa ziyaret eden diğeri ise kule hakkında irfan sahibi olan iki kişinin arasında geçen bir diyalog olarak vermek daha uygun olurmuş kanımca. İlk kez ziyaret edenin gözünden kuleyi görmek, kapılardaki özel geçişlere birebir şahit olmak gibi mesela&#8230;</p>
<p>Hikayenin devamı gelecek gibi&#8230; Gelmesini çok isterim. Özellikle de dokuzuncu katta inen iblisin sekizinci katta kavga edenler yüzünden ortaya çıkmadığı belli. Büyük ihtimalle kendini üst katlara taşıyan kötücül kitap yüzünden&#8230; Umarım eleştirilerimi mazur görürsünüz. Devamında buluşmak dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: magicalbronze</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/irfan-kulesi-dwaxer/comment-page-1/#comment-119</link>
		<dc:creator>magicalbronze</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 12:53:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=169#comment-119</guid>
		<description>Daha önceden Denemelerdeki Isırgan Aşk adlı öyküne yaptığım yorumdaki ana konunun temellerinden birisi de bu öyküne dayanıyor mesela. 

Heyecan içerisinde başlıyoruz; birinci kat, ikinci kat, üçüncü kat.. meraklı meraklı ne olacak diye bakınıyoruz. Sonrasında artık fantezi unsurlarını fark etmeye başlıyor ve birden tamamen oraya yoğunlaşıyoruz. Kule artık sekizinci kattan ibaretmiş gibi duruyor gözümüzde. &quot;Eee, kötü mü yani asıl amacın kulenin kendisi olduğunu da nereden çıkardın?&quot; diyeceksiniz. Bende; evet bir bakıma haklısınız fakar bir bakıma da haksızsınız, diye cevap vereceğim. Nedenine gelince; kule ile ilgili ve orada olanlar ile ilgili bu kadar ayrıntıya girilmesi sonucunda çok daha fazla şey bekliyorsunuz ki sonunda olan düello ve nihayete ermesi ile bir an dumura uğramış şekilde bakıyorsunuz. &quot;Ne oldu şimdi yahu?&quot; demek istiyorsunuz.

Sanırım bu da tek bölümlük bir hikaye? Eğer daha sonradan devamı gelecekse başlangıç için kanımca mükemmel bir kurgu oturtulmuş. Yazım tarzına, hikayenin akıcılığna diyeceğim yok zaten. Her zamanki gibi süpersin.

Ellerine sağlık. :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önceden Denemelerdeki Isırgan Aşk adlı öyküne yaptığım yorumdaki ana konunun temellerinden birisi de bu öyküne dayanıyor mesela. </p>
<p>Heyecan içerisinde başlıyoruz; birinci kat, ikinci kat, üçüncü kat.. meraklı meraklı ne olacak diye bakınıyoruz. Sonrasında artık fantezi unsurlarını fark etmeye başlıyor ve birden tamamen oraya yoğunlaşıyoruz. Kule artık sekizinci kattan ibaretmiş gibi duruyor gözümüzde. &#8220;Eee, kötü mü yani asıl amacın kulenin kendisi olduğunu da nereden çıkardın?&#8221; diyeceksiniz. Bende; evet bir bakıma haklısınız fakar bir bakıma da haksızsınız, diye cevap vereceğim. Nedenine gelince; kule ile ilgili ve orada olanlar ile ilgili bu kadar ayrıntıya girilmesi sonucunda çok daha fazla şey bekliyorsunuz ki sonunda olan düello ve nihayete ermesi ile bir an dumura uğramış şekilde bakıyorsunuz. &#8220;Ne oldu şimdi yahu?&#8221; demek istiyorsunuz.</p>
<p>Sanırım bu da tek bölümlük bir hikaye? Eğer daha sonradan devamı gelecekse başlangıç için kanımca mükemmel bir kurgu oturtulmuş. Yazım tarzına, hikayenin akıcılığna diyeceğim yok zaten. Her zamanki gibi süpersin.</p>
<p>Ellerine sağlık. :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

