<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Yansıma &#124; Amras Ringeril yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://oyku.kayiprihtim.org/yansima-amras-ringeril/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://oyku.kayiprihtim.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Sep 2010 21:04:58 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Amras Ringeril</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/yansima-amras-ringeril/comment-page-1/#comment-699</link>
		<dc:creator>Amras Ringeril</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 17:15:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=459#comment-699</guid>
		<description>Çok güzel iki yorum için teşekkür ederim.

@DarLy

Teşekkür ederim övgülerin için. Türk karakterler kullanmama sebebim diğer milletlerden karakterler kullanmamamla aynı. Bunu yaptığınız zaman gerçekten başarılı olmalısınız bana göre. Onları yaşantılarını ve tepkilerini iyi ölçebilmelisiniz. O yüzden yer ve zaman belirtmekten kaçınıyorum. Ama bir iki tane var Türkçe yazı.

@Nihbrin

Her zamanki gibi harika bir yorum yapmışsın. İlginç ama böyle yorumlarında tam da zamanı tutturuyorsun. Düşüncelerimin bu söylediklerin üzerine yoğunlaştığı bir dönemdeyim. Yaptıklarım, yapmam gerekenler ve yapmak istediklerim arasındaki bağlantıyı kurmakta zorlanıyorum ve sebebini de benzer bir şeye bağlamıştım. Açıkçası yorumunun yazıyla da çok alakası olduğunu düşünüyorum. Bu yazı da benzer duygu ve düşüncelerin etkisiyle ortaya çıkmıştı. Özgürlüğün insanın niteliklerini kısıtlayan kendisinden kurtulmasıyla olacağını düşünüyorum ben de. Güzel şeyler ortaya çıkarmak da buradan geçiyor. Yine de Egodan ziyade dış etkenlerdi bu hikaye için tartıştıklarım.

Çok teşekkürler ^^</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok güzel iki yorum için teşekkür ederim.</p>
<p>@DarLy</p>
<p>Teşekkür ederim övgülerin için. Türk karakterler kullanmama sebebim diğer milletlerden karakterler kullanmamamla aynı. Bunu yaptığınız zaman gerçekten başarılı olmalısınız bana göre. Onları yaşantılarını ve tepkilerini iyi ölçebilmelisiniz. O yüzden yer ve zaman belirtmekten kaçınıyorum. Ama bir iki tane var Türkçe yazı.</p>
<p>@Nihbrin</p>
<p>Her zamanki gibi harika bir yorum yapmışsın. İlginç ama böyle yorumlarında tam da zamanı tutturuyorsun. Düşüncelerimin bu söylediklerin üzerine yoğunlaştığı bir dönemdeyim. Yaptıklarım, yapmam gerekenler ve yapmak istediklerim arasındaki bağlantıyı kurmakta zorlanıyorum ve sebebini de benzer bir şeye bağlamıştım. Açıkçası yorumunun yazıyla da çok alakası olduğunu düşünüyorum. Bu yazı da benzer duygu ve düşüncelerin etkisiyle ortaya çıkmıştı. Özgürlüğün insanın niteliklerini kısıtlayan kendisinden kurtulmasıyla olacağını düşünüyorum ben de. Güzel şeyler ortaya çıkarmak da buradan geçiyor. Yine de Egodan ziyade dış etkenlerdi bu hikaye için tartıştıklarım.</p>
<p>Çok teşekkürler ^^</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Nihbrin</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/yansima-amras-ringeril/comment-page-1/#comment-693</link>
		<dc:creator>Nihbrin</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 23:16:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=459#comment-693</guid>
		<description>İnsanlar sadece beş algı organı ile duyumsadıkları nicelikleri yaşadıklarında hayallere yer kalmıyor. Hayaller niceliklerin yerini aldıkça gerçek ile birbirinden ayrılmalar başlıyor. Birey kendi iç dünyasının da içinde karanlık ama derin olduğu için, uzak, üçüncü bir evren oluşturuyor. Bu üçüncü kişilik her insanda doğuştan vardır, ne kadar besleyeceğiniz size kalmıştır. Genelde insanlar o karanlığa bakmaktan çekinirler. Orada saklı olan şey egodur. Gelmiş geçmiş en büyük sahtekardır kendisi, öyle birisidir ki insanın kendi egosu; insanı kendisi olduğuna inandırır. En akla gelmeyecek yerde hasımlardan en niteliklisi saklıdır uzun lafın kısası. Ego kişinin yaptıklarından kredi toplar, kişinin hatalarını da kendi üstüne aldığı gibi gurur kaynaklarını da sömürür. Bunu için için yapar, eşyalara sahip olmak gibi yada sevgiliye aşk ilan etmek ve mutlaka karşılığının olması gerektiğini düşünmek gibi. En bilineni başarıdan övünç duymaktır, başarınız size aitken onu egonuza kaptırırsınız ve işin kötüsü halen size ait olduğunu sanırsınız. İnsan ne yapıyorsa kendisi için yaptığı sürece, ancak bu şekilde, gerçekten kendisine ait bir eser verebilir.

Yazın için Ego&#039;nu gönlünce şişirebilirsin ^^ çünkü gerçekten çok güzel. Öte yandan Egosunu uzun zaman önce öldürmüş kişilerden birisi gibisin gözümde. O öldüğünde, geriye özgürlük kalıyor. Gerçek özgürlük insanın egosunu öldürdükten sonra yaşadıklarıdır. Aslında yazı ile ilgili pek yorum yapmamışım gibi duruyor buradan ama yazı bana &#039;birşeyler&#039; hissettirmese, hissettiklerimi yazmazdım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar sadece beş algı organı ile duyumsadıkları nicelikleri yaşadıklarında hayallere yer kalmıyor. Hayaller niceliklerin yerini aldıkça gerçek ile birbirinden ayrılmalar başlıyor. Birey kendi iç dünyasının da içinde karanlık ama derin olduğu için, uzak, üçüncü bir evren oluşturuyor. Bu üçüncü kişilik her insanda doğuştan vardır, ne kadar besleyeceğiniz size kalmıştır. Genelde insanlar o karanlığa bakmaktan çekinirler. Orada saklı olan şey egodur. Gelmiş geçmiş en büyük sahtekardır kendisi, öyle birisidir ki insanın kendi egosu; insanı kendisi olduğuna inandırır. En akla gelmeyecek yerde hasımlardan en niteliklisi saklıdır uzun lafın kısası. Ego kişinin yaptıklarından kredi toplar, kişinin hatalarını da kendi üstüne aldığı gibi gurur kaynaklarını da sömürür. Bunu için için yapar, eşyalara sahip olmak gibi yada sevgiliye aşk ilan etmek ve mutlaka karşılığının olması gerektiğini düşünmek gibi. En bilineni başarıdan övünç duymaktır, başarınız size aitken onu egonuza kaptırırsınız ve işin kötüsü halen size ait olduğunu sanırsınız. İnsan ne yapıyorsa kendisi için yaptığı sürece, ancak bu şekilde, gerçekten kendisine ait bir eser verebilir.</p>
<p>Yazın için Ego&#8217;nu gönlünce şişirebilirsin ^^ çünkü gerçekten çok güzel. Öte yandan Egosunu uzun zaman önce öldürmüş kişilerden birisi gibisin gözümde. O öldüğünde, geriye özgürlük kalıyor. Gerçek özgürlük insanın egosunu öldürdükten sonra yaşadıklarıdır. Aslında yazı ile ilgili pek yorum yapmamışım gibi duruyor buradan ama yazı bana &#8216;birşeyler&#8217; hissettirmese, hissettiklerimi yazmazdım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: DarLy OpuS</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/yansima-amras-ringeril/comment-page-1/#comment-692</link>
		<dc:creator>DarLy OpuS</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 22:40:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=459#comment-692</guid>
		<description>Selamlar Özgür,

Seni hayli beklettim, gecikme için özür dilerim. Yoğun bir şubat geçiriyorum, kusura bakma artık. Kendimi affettirmek için, hemen yorumuma geçeyim. : )

Her ay, üzerine koyarak daha iyisini yapabildiğini fark etmek beni fazlasıyla mutlu ediyor. İçine sinmediğini söylediğin bu hikâyede, hiçbir ‘zorlama’ havası yok bence. Hatta üzerine hayli kafa yorulmuş bir öyküye benziyor çoğu yönüyle.

Mesela kahramanın kitap sayfasından yapılan gemiyle nehirde yol alması oldukça hoşuma gitti. Özellikle bu araca yön verenin ‘kalem’ olması dikkatimi çeken bir diğer unsur. Bence kalem pek çok katanadan keskindir ve geleceğe yön verecek olan da odur. : P

Labirentin içinde, yolu duvarlardaki şiirlerle bulma olayı da hoşuma giden başka bir olay. Aynı zamanda rüya ile gerçek arasında gidip gelmeler, bana “Eternal Sunshine of the Spotless Mind”i hatırlattı. Ve bu fazlasıyla keyif veren bir şeydi.

Başarılı olan bir diğer unsur da diyaloglardı. Kahramanı minotor ile dövüşürken uyandırırlarsa, büyük bir paradoksa neden olacağının açıklanması kısmı ise tam anlamıyla: ‘harika’.

Gördüğün gibi olumlu kısımlar say say bitmiyor. : ) Olumsuz bir yorum değil belki ama, senden karakterlerinin Türk olduğu öyküler de okumak isterim ben (Evet, evet. ‘Tıkırtılar’ diyeceksin, ama olsun. Daha da fazla! : ) ).

Yeni öykülerini merakla bekliyorum, kalemine sağlık! : )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar Özgür,</p>
<p>Seni hayli beklettim, gecikme için özür dilerim. Yoğun bir şubat geçiriyorum, kusura bakma artık. Kendimi affettirmek için, hemen yorumuma geçeyim. : )</p>
<p>Her ay, üzerine koyarak daha iyisini yapabildiğini fark etmek beni fazlasıyla mutlu ediyor. İçine sinmediğini söylediğin bu hikâyede, hiçbir ‘zorlama’ havası yok bence. Hatta üzerine hayli kafa yorulmuş bir öyküye benziyor çoğu yönüyle.</p>
<p>Mesela kahramanın kitap sayfasından yapılan gemiyle nehirde yol alması oldukça hoşuma gitti. Özellikle bu araca yön verenin ‘kalem’ olması dikkatimi çeken bir diğer unsur. Bence kalem pek çok katanadan keskindir ve geleceğe yön verecek olan da odur. : P</p>
<p>Labirentin içinde, yolu duvarlardaki şiirlerle bulma olayı da hoşuma giden başka bir olay. Aynı zamanda rüya ile gerçek arasında gidip gelmeler, bana “Eternal Sunshine of the Spotless Mind”i hatırlattı. Ve bu fazlasıyla keyif veren bir şeydi.</p>
<p>Başarılı olan bir diğer unsur da diyaloglardı. Kahramanı minotor ile dövüşürken uyandırırlarsa, büyük bir paradoksa neden olacağının açıklanması kısmı ise tam anlamıyla: ‘harika’.</p>
<p>Gördüğün gibi olumlu kısımlar say say bitmiyor. : ) Olumsuz bir yorum değil belki ama, senden karakterlerinin Türk olduğu öyküler de okumak isterim ben (Evet, evet. ‘Tıkırtılar’ diyeceksin, ama olsun. Daha da fazla! : ) ).</p>
<p>Yeni öykülerini merakla bekliyorum, kalemine sağlık! : )</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Amras Ringeril</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/yansima-amras-ringeril/comment-page-1/#comment-682</link>
		<dc:creator>Amras Ringeril</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 23:32:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=459#comment-682</guid>
		<description>Okuyan, yorumlayan herkese teşekkür ederim :)

@mit

Rüyalar ile gerçeklerin arasında anlatım açısından koca bir uçurum olmasını istemiştim. Biraz daha gerçekçi şekilde. Gerçek hayatta olan kısım üzerinde fazla durmadım. Yalnızca yaşanan olayın önemi vardı bu öyküde benim için. O yüzden fazla anlatmadım. 

Bilim-kurgu demek daha uygun. Profesör rüyaların yansıtılabileceği bir araç icat ediyor ama araç fazla kuvvetli olduğu için rüyaları gerçek hayattan silemiyor. İnsan denek de kahramanımız oluyor arkadaşı aracılığıyla. Profesörün amacı bilinçaltının derinliklerine inip insan zihninin asıl maddesini (bir nevi arke) bulmak. 

Teşekkürler

@magicalbronze

Fazla bilgi vermeye gerek duymamamın sebebini yukarıda açıkladım. Ancak yine de anlatımın biraz (biraz :P) zayıf olduğunu kabul etmek zorundayım. Çok fazla içime sinen bir öykü olmadı açıkçası, hatta varlığını tamamen seçkiye borçlu bile diyebiliriz.

Sonundaki anlamı da okuyucuya bıraktım.

Sanırım kişinin zihinsel varlığının hiçbir şekilde yokolmaması, temelin insandan başka bir şeye bağlı olmadığını gösteriyor. Olayı daha kişisel hale getiriyor. Çıkarılabilecek anlamlar fazlalaşabilir.

Benim anladığım kişiselliğin herhangi başka bir maddeden daha yoğun şekilde zihinde yer ettiğiydi. Diğer yorumların da bir çoğu doğrudur. Fazla okuyucuya bırakılmış bir şey zira.

Kendi öyküsüne eleştirmen havasıyla yorum yapan ezik yazardan başka bir şey beklenmez herhalde :P 

Teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Okuyan, yorumlayan herkese teşekkür ederim :)</p>
<p>@mit</p>
<p>Rüyalar ile gerçeklerin arasında anlatım açısından koca bir uçurum olmasını istemiştim. Biraz daha gerçekçi şekilde. Gerçek hayatta olan kısım üzerinde fazla durmadım. Yalnızca yaşanan olayın önemi vardı bu öyküde benim için. O yüzden fazla anlatmadım. </p>
<p>Bilim-kurgu demek daha uygun. Profesör rüyaların yansıtılabileceği bir araç icat ediyor ama araç fazla kuvvetli olduğu için rüyaları gerçek hayattan silemiyor. İnsan denek de kahramanımız oluyor arkadaşı aracılığıyla. Profesörün amacı bilinçaltının derinliklerine inip insan zihninin asıl maddesini (bir nevi arke) bulmak. </p>
<p>Teşekkürler</p>
<p>@magicalbronze</p>
<p>Fazla bilgi vermeye gerek duymamamın sebebini yukarıda açıkladım. Ancak yine de anlatımın biraz (biraz :P) zayıf olduğunu kabul etmek zorundayım. Çok fazla içime sinen bir öykü olmadı açıkçası, hatta varlığını tamamen seçkiye borçlu bile diyebiliriz.</p>
<p>Sonundaki anlamı da okuyucuya bıraktım.</p>
<p>Sanırım kişinin zihinsel varlığının hiçbir şekilde yokolmaması, temelin insandan başka bir şeye bağlı olmadığını gösteriyor. Olayı daha kişisel hale getiriyor. Çıkarılabilecek anlamlar fazlalaşabilir.</p>
<p>Benim anladığım kişiselliğin herhangi başka bir maddeden daha yoğun şekilde zihinde yer ettiğiydi. Diğer yorumların da bir çoğu doğrudur. Fazla okuyucuya bırakılmış bir şey zira.</p>
<p>Kendi öyküsüne eleştirmen havasıyla yorum yapan ezik yazardan başka bir şey beklenmez herhalde :P </p>
<p>Teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: magicalbronze</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/yansima-amras-ringeril/comment-page-1/#comment-671</link>
		<dc:creator>magicalbronze</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 06:49:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=459#comment-671</guid>
		<description>Bu yeni hikayen ile oldukça şaşırdığımı söyleyeyim ilk olarak. Çok farklı bir kurguyla ile yaklaşmışsın temaya. İlginç, karmaşık ve bir o kadarda sade. 

İlginç tarafı, rüya ile gerçeğin birilerinin bilincinde olarak yapılması.

Karmaşık tarafı, böyle bir yazının fazla bilgi verilmeden, olaya direk olarak girmiş olması ve bunun yanında olayların bir anda geçiş yaşaması.

Sade yanı ise aslında okuyucuya vermek istediğin ana fikir ve o son cümle.

Eline sağlık, farklı bir yolda ilerliyorsun. :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yeni hikayen ile oldukça şaşırdığımı söyleyeyim ilk olarak. Çok farklı bir kurguyla ile yaklaşmışsın temaya. İlginç, karmaşık ve bir o kadarda sade. </p>
<p>İlginç tarafı, rüya ile gerçeğin birilerinin bilincinde olarak yapılması.</p>
<p>Karmaşık tarafı, böyle bir yazının fazla bilgi verilmeden, olaya direk olarak girmiş olması ve bunun yanında olayların bir anda geçiş yaşaması.</p>
<p>Sade yanı ise aslında okuyucuya vermek istediğin ana fikir ve o son cümle.</p>
<p>Eline sağlık, farklı bir yolda ilerliyorsun. :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: mit</title>
		<link>http://oyku.kayiprihtim.org/yansima-amras-ringeril/comment-page-1/#comment-659</link>
		<dc:creator>mit</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 13:38:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://oyku.kayiprihtim.org/?page_id=459#comment-659</guid>
		<description>Selamlar Amras;

Hikayenin rüyalar ile ilgili kısımları kesinlikle çok güzeldi. Özellikle kağıt gemi, kalem kürek vb şeyler çok hoşuma gitti. Ayrıca ağaç cücesinin tekerlemesi olsun, labirentteki mısralar olsun hepsi harikaydı. Fantastik edebiyatta labirent denince akla gelen ilk şey bir Minator olur elbette. Onu kullanman da da ayrı bir lezzet katmış. ayrıca Minator&#039;ün emeli de oldukça hoştu doğrusu :)

Rüyalar dışındaki kısmı ise tam anlayamadım açıkçası. Profesör ve ekibi neyin peşindeydi, buldukları şey neydi benim kafam basmadı. Ama bu beğendiğim gerçeğini değiştirmedi elbete. 

Eline sağlık...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar Amras;</p>
<p>Hikayenin rüyalar ile ilgili kısımları kesinlikle çok güzeldi. Özellikle kağıt gemi, kalem kürek vb şeyler çok hoşuma gitti. Ayrıca ağaç cücesinin tekerlemesi olsun, labirentteki mısralar olsun hepsi harikaydı. Fantastik edebiyatta labirent denince akla gelen ilk şey bir Minator olur elbette. Onu kullanman da da ayrı bir lezzet katmış. ayrıca Minator&#8217;ün emeli de oldukça hoştu doğrusu :)</p>
<p>Rüyalar dışındaki kısmı ise tam anlayamadım açıkçası. Profesör ve ekibi neyin peşindeydi, buldukları şey neydi benim kafam basmadı. Ama bu beğendiğim gerçeğini değiştirmedi elbete. </p>
<p>Eline sağlık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
